Suskumru.com

blgcm-com-suskumrucom

 

 

Merhaba arkadaşlar,

Bir insan kendini nasıl tanıtır bilmem ama kısaca bir şeylerden bahsedeyim: En sevdiğim aydan bir ay sonra gelen Ekim’de 16. gün doğmuşum. Hangi saatte dünyaya geldiğime dair çeşitli rivayetler var ama ben en çok 06.00 sıralarında olanına inanıyorum. Ha tabii annem o sırada takvime baktığında tarihler 1987′ yi gösteriyormuş.

Oldukça sıradan bir çocukluk dönemi geçirmişim. 6 yaşıma geldiğimde okuma-yazma biliyormuşum. (Hatta hatırlıyorum: Bir otobüs yolculuğu sırasında önümüzdeki kamyonun kasasında bulunan yazıları okuyabilmiştim.)

Neyse efendim, bizimkiler beni yaşım 7 olduğunda okula göndermemişler, çünkü Eylül ayında benim tam 7 yaşında olmadığım söylenmiş okul yöneticileri tarafından. Tabii ben de 8 yaşımda birinci sınıfa başladım: Takvimlerin tarihi 1994’tü. İlk gün, her tarafı kare şeklinde olan ve saçları da telden ibaret bir adam resmi çizmiştim. Şimdi hatırladım da ilerleyen aşamalarda erkek resmi çizemezdim çünkü kızlara etek çizdin mi zaten resim bitiyordu; yani daha kolaydı

8 sene fena sayılamayacak bir ilköğretim yaşantısı geçirdim ve her sınıfın her döneminde takdir belgesi aldım. Ardından liseye başladım: Sakarya-Karasu Şehit Üsteğmen İbrahim Abanoz Lisesi… (Şimdilerde adı daha da uzadı: Sakarya-Karasu İMKB Şehit Üsteğmen İbrahim Abanoz Anadolu Lisesi) Lise yıllarımın ilk ayında sınıfta ayın öğrencisi seçilerek  kitap kazanmıştım. (Sait Faik-Mahalle Kahvesi) Sonrasında efendim, iki dönemde de teşekkür belgesi aldım.

Lise 2’ye geçtiğimde ise bir alan seçmek gerekiyordu bizim zamanımızda. Ben de bir kaç öğretmenimin tavsiyesiyle (O tavsiyeleri almaz olaydım…) Fen Bilimleri Alanı’nı seçtim. Ne oldu dersiniz? Sayısaldan anlamayan ya da anlamak istemeyen ben, lise 2’de 6, lise 3’te 7 zayıfla okulu bitirememe başarısını gösterdim.  Neyse ki ardından yapılan kurtarma sınavlarında hepsini verdim de mezun oldum.

Bir sene kadar dershaneye giderek ÖSS’ye (bizim zamanımzda adı öyleydi.) hazırlandım. Ne olacağıma henüz karar vermemiştim ama bir sonuca ulaşmam gerektiğini düşündüm. En başına Kocaeli-Gebze: İnsan Kaynakları, ardına aynı bölümün ikinci öğretimini ve sonraya da Dış Ticaret bölümlerini yazdım ve İnsan Kaynakları Bölümü benim aldığım puandan 8 puan düşüktü ama olmadı… 8. sıradaki tercihim olan Kocaeli Üniversitesi Derbent Myo Turizm ve Seyahat İşletmeciliği’ni kazandım. Gittim, okudum ve sınıfı iyi bir derece ile bitirerek memleketime geldim.

İlk yıl çok sevdiğim bir ağabeyim olan Yusuf Demircioğlu’nun açmış olduğu tiyatro kursuna gittim. (Daha önce de gitmiştim 1 yıl kadar; ama üniversiteden önce) Çok şey öğrendim ondan ve o ortamdan. Kendisine teşekkür ediyorum. Yine Yusuf Ağabey’in yardımıyla ilçemizde haftalık süreli yayın yapan Karasu Haber Gazetesi’ne girdim. Muhabirken editör oldum. Sonrasında ise Yazıişleri Müdürlüğü’ne kadar yükseldim. Ardından da işimden ayrılarak dizi sektörüne girdim. TRT 1 ‘de yayınlanan Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam adlı dizide 7 bölüm kadar “Derviş” karakterini canlandırdım. Dizinin final yapmasıyla birlikte sektörel anlamda daha farklı adımlar atmak gerektiğine karar verdim. Şimdilerde bir çok farklı dizide oynamış biri olarak karşınızdayım ama henüz hedeflerime ulaşabilmiş değilim. Bu da demek oluyor ki daha fazla çalışmak gerek…

Kısaca kendimi özetlemem gerekirse;

  • Ciddi manada bana ulaşmak isteyenler için mail adresim: cagri.m.alkan@gmail.com
  • Bende estetik duygusu uyandıran her güzel şeye karşı ilgiliyim.
  • Tiyatro, sinema, üflemeli ve telli enstrümanlar, fotoğrafçılık, pazarlama, edebiyat, okumak ve elbette uzun uzun uyumak konusunda çok istekliyim.
  • Kısa film senaryolarım var (yazılı olarak değil ancak tüm kurgusuyla aklımda) ancak onları hayata geçirebilecek ne zamanım ne de montaj bilgim var.
  • Bir dönem Bb (Si Bemol) klarnet, yan flüt, klasik gitar, kısa sap bağlama, darbuka, blok flüt, org ve mızıka gibi enstrümanlar çaldım ancak hiç birinde senkronizasyon sorununu çözemediğim için kendi çapımda takılıyorum.
  • Tiyatro Adam’da dekor ve ışık kısmında çalışıyorum.
  • Sosyal medya ve alternatif pazarlama metodları ile ilgilenmeyi çok seviyor, vakit buldukça bu alanlarda okumalar yapıyor ve yöntemler denemeye çalışıyorum. Kitap, video, akademik kaynak, kurs vs. gibi önerileriniz varsa çok sevinerek dinlerim sizi.
  • Çok kararsızım ve bunu nasıl yenebileceğim konusunda tavsiyesi olanları dinlemeye hazırım.
  • Oyunculuk ile ilgileniyorum ve sürekli olarak kendim geliştirmeye çalışıyorum.
  • Şu sıralar çok fazla okuyorum. Şiir alanında Sunay Akın, İbrahim Tenekeci, Ah Muhsin Ünlü, Akif Kurtuluş, Haydar Ergülen, Cemal Süreya, Nazım Hikmet, Can Yücel, Attila İlhan, Necip Fazıl Kısakürek, Mehmet Akif Ersoy, Edip Cansever, Ataol Behramoğlu, Turgut Uyar, Orhan Veli Kanık, Ahmed Arif, Özdemir Asaf, Cahit Sıtkı Tarancı, Yahya Kemâl Beyatlı, İsmet Özel, Sezai Karakoç, Cemal Safi, Yavuz Bülent Bakiler, Ahmet Haşim, Ahmet Kutsi Tecer, Rıza Tevfik Bölükbaşı, Ceyhun Atuf Kansu, Ahmet Muhip Dranas, Akgün Akova, Cahit Külebi, Cahit Zarifoğlu, Ülkü Tamer, Yılmaz Erdoğan gibi isimleri okumaya çalışıyor ve hayran oluyorum. Şiir alanı dışında kalan okumalarımda ise Yusuf Atılgan, Turgut Uyar, Murat Menteş, Orhan Pamuk, Elif Şafak, Alper Canıgüz, Buket Uzuner, Salih Seçkin Sevinç, Erdal Demirkıran, Ahmet Şerif İzgören, Hakan Günday, Oktay Akbal,  Ali Lidar, Metin Kaçan, Gökhan Yılmaz, Sabahattin Ali, Irvin D. Yalom, Sait Faik Abasıyanık, Cevat Şakir Kabaağaçlı, F. Kafka, Peyami Safa, Kemal Demirel, Susanna Tamaro, Yaşar Kemâl, Fatmanur Erdoğan, Adam Fawer, İpek Ongun, Jules Verne, Jostein Gaarder, Daniel Defoe, Edmondo De Amicis, Burçak Çerezcioğlu, Marlo Morgan, Erdal Öz, Kıyamoğlu Sancaktar, William Shakespeare, Muzaffer İzgü, Dinçer Sümer, Semih Çelenkoğlu, Memet Baydur, Dario Fo, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Ferenc Molnar, Hande Altaylı, Moliere gibi isimlerden haz aldım.

 

 

 

Bu güzel yazıyı buraya kadar okuduysanız şimdi buyrun Suskumru ya 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir